9-12 YAŞ GELİŞİM ÖZELLİKLERİ  

Posted by İSMAİL CAN in

9-12 YAŞ GELİŞİM ÖZELLİKLERİ
Fiziksel – Motor Gelişim:
Bu yaşlarda erken gelişen kız ve erkek çocuklar, ergenlik çağı gelişim özelliklerini göstermeye başlarlar. Bu, onlarda çok çeşitli fiziksel ve hormonal değişikliğe yol açabilir. Dış görünüşlerine önem vermeye başlarlar. Ayna karşısında geçirilen zamanlar artar, özellikle saçlara ekstra önem verilir. Kişisel temizlik, giysiler daha sonraları önem kazanır. Bu devredeki öz bakım, tam anlamıyla halk arasında “altı kaval, üstü şişane” şeklinde tanımlanan duruma uyumludur. Kız çocuklarında menstürasyon kanamaları başlayabilir ya da buna hazırlık olarak çeşitli kas spazmları yaşanabilir. Erkek çocuklarda ergenlik belirtileri daha geç ortaya çıkmakla birlikte, vücut hormonal olarak kendini adolesan döneme hazırlamaya başladığından, büyüme hızlanır. Kemiklerin hızlı büyümesinden kaynaklı eklem ağrıları görülebilir. Bu dönemde çocukların kendilerini nelerin beklediğini bilmelerinde yarar vardır. . Anne baba çok detaya kaçmadan, çocuklarına bunların doğal gelişimin bir parçası olduğunu anlatmaya başlamalıdır. Boy, kilo gibi fiziksel unsurlar önem kazanır ve bunlarla ilgili kaygılar yaşanabilir. Bu konulara gerekli ilgi gösterilmeli ve destek olunmalıdır. Örneğin uygun bir beslenme düzeni, basketbola yöneltme gibi somut çözümler düşünülebilir.
Bu gelişimlere bağlı olarak, cinsel farklılıklara, karşı cinse ve genelde sekse karşı ilgi ve soruları artar. Seksi “ayıp” olarak kabul edip, “tabu”laştırmak, ilgilerinin bu konuya fikse olmasına yol açabileceği gibi bilgiyi uygun olmayan kaynaklardan aramaya yönelmelerine sebep olabilir. Cinselliğin konuşulmasının yasaklanması, çocuğunuzda yetişkinlik döneminde cinsel işlev bozukluğu gibi travmatik sonuçlara yol açabileceği gibi, uygun olmayan ilişkiler yaşamasına zemin hazırlayabilir. Bu yüzden bu konudaki merakının giderilmesinde yarar vardır. Ancak cinsel ilişkinin sembolize edilerek açıklanması yararlıdır. Çok direk ve somut bilgiler çocuğa kabul edilmesi güç ve anlaşılmaz gelebilir. Bu dönemde sizin “yatak odasında” neler yaptığınızı merak ettiklerini ve gözlerinin üzerinizde olduğunu unutmayın!
Küçük kasları iyi gelişmiştir. Resim, el işleri, müzik vb. çeşitli etkinlikler okulda ders programına katılıp öğrencilerin yaratıcılık, üretme güdüleri ve yönleri geliştirilmelidir. Bu dönemde resim, seramik vb. kurslar çok ilgilerini çekebilir. Ayrıca evde ilgileri doğrultusunda aktiviteler için uygun ortam yaratılması, yeteneklerinin ortaya çıkmasına ve gelişmesine katkıda bulunabilir. Dikiş, enstrüman çalma, kumaş boyama, maket yapma, örgü, patchwork, tamirat, üç boyutlu puzzle yapma gibi ilgisini çeken etkinliklerde desteklenmesi ilgi alanlarını genişletebileceği gibi, ileride çok işine yarayacak temel becerileri de edinmesine yol açabilir.
Sosyal – Duygusal Gelişim:
Bu yaş çocuklarının davranışlarının, değerlerinin oluşmasında arkadaşları çok önem kazanmaya başlamıştır. Bir gruba ait olma bilinci oluşmaya başlamış ve ait olduğu grupta tercih edilen biri olma arzusu önem kazanmıştır. Grup normları daha fazla önemli ve katıdır. Grup kurallarına uymadığı koşulda dışlanma tehlikesiyle yüzyüze gelebilir ve bu onu çok kaygılandırır. Arkadaşlarına daha fazla anlam yükler ve kaybetmekten daha fazla korkar. Bu yaşlarda arkadaşlar, sadece oyun oynanan kişiler değillerdir. Sosyal destek alınabilecek, ortak ilgileri olan, sırların paylaşıldığı, bireysel kararlarda etkili bir grup arkadaşlığı oluşmaya başlamıştır. Artık üç ya da daha fazla kişiden oluşan grupları ikili ilişkiye tercih ederler. Arkadaşlık ilişkilerinden beklentileri yüksektir, hem sosyal alanda destek beklerler hem de entellektüel düzeylerine uygun bir paylaşımı arzularlar. Bu dönemde telefon trafiğinde gözle görülür bir artış olur. Anne babalara telefonları engellemeye çalışmak yerine, çocuklarının odasına bir telefon koymalarını ve artan faturalar konusunda hazırlıklı olmalarını öneririm! Ayrıca bu dönemde denetleniyor duygusunu yaşatmadan, çocuğunuzun arkadaşlarını tanıma konusunda istekli davranmanızı öneririrm. Onun önerdiği arkadaşlarıyla tanışmayı reddetmek, bir zaman sonra siz arzulasanız bile, onun nasıl bir çevre içinde olduğunu göremeyeceğiniz anlamına gelebilir.

Başkalarının duygularını anlama ve paylaşma artar. Sadece söylenenleri değil, artık vücut dilini anlamaya da başlar. Karşısındakinin bakışlarındaki anlama daha duyarlıdır, yüz ifadesini okumaya daha fazla çaba harcar. Bu dönemde olayları sadece kendi boyutundan değil, karşısındaki kişinin bakışıyla da görmeye çalışma çabası vardır. Oniki yaş civarında egosentrik yaklaşım yavaş yavaş yerini daha hakça bir bakış açısına bırakmaya başlar. Haklı olandan taraf olma erdemli bir davranış olarak algılanır. Bilişsel gelişime paralel olarak, insan ilişkilerinde daha felsefik bir bakış açısı geliştirebilirler. İnsan ilişkileri daha karmaşık gelmeye ve üzerinde düşünmeye değer olarak algılanmaya başlar.
Yaşıtlarının çok önem kazanması, ortama göre, çocuk suçluluğunun kolayca ortaya çıkmasına da bir neden oluşturabilir. Çocuk, olumlu özelliklere sahip yaşıtlarından oluşan bir grubun üyesiyse, arkadaşlarından olumlu yönde; aksine olumsuz olarak nitelenebilecek özelliklere sahip bireylerden oluşan bir grubun içindeyse, arkadaşlarından olumsuz yönde etkilenebilir. Bu durumda sizin arkadaşlarından hiç olmazsa bir bölümünü tanıyor olmanız, onun etkilenme şeklini izleyebilmenize yardımcı olabilir. Size göre onu olumsuz yönde etkileyecek arkadaşlık ilişkilerine sahipse bile, bunu direk olarak çocuğunuza söylemeniz ve hoşlanmadığınız kişilerle arkadaşlığını kesmesini istemeniz, sizin için “beni anlamıyor” diye düşünmesine ve öfkelenmesine yol açabilir. Ayrıca denetlenme, kontrol edilme, yönetilme, zorlanma bu yaş döneminde isyan yaşatabilecek duyguların başında gelir (aslında bu duygular tüm yaşlarda kişinin kötü hissetmesine yol açar sanırım. Ne dersiniz?). Bu noktada onu uzaktan izlemek ve yardıma gereksinimi olduğunda farkedip destek vermek, anne baba olarak yapabileceğiniz en iyi şeydir bence. Destek verme şekli, sizin kişilerarası tarzınıza, çocuğunuzla ilişkinizin niteliğine, yaşanan güçlüğün özelliğine göre değişecektir kuşkusuz. Bu yüzden insan ilişkilerinde reçete vermek benim profesyonel olarak yapmayı reddetttiğim ve doğru bulmadığım bir yaklaşımdır. Her sorun, kendine özgüdür ve kendine özgü çözümü vardır. Bu noktada iletişim becerileri konusunda kendinizi gözden geçirmenizi ve eğer gerekli görürseniz yeni davranış biçimlerini repertuarınıza eklemenizi önerebilirim. En iyi destek, sevgidir. Sevginizi davranışlarınızla destekleyip sunarsanız, çocuğunuza sizden uzaklaşmadan arkadaşlarına yönelmesi için fırsat tanımış olursunuz.
Davranış problemleri bu yaşlarda, özellikle erkek çocuklarda, en yüksek düzeydedir. Fiziksel kavgalar, yaralanmalar görülebilir. Eğer çocuğunuz, seçtiği kişelerce tercih edilmeme gibi bir sorun yaşıyorsa, bu mutsuzluğunu fiziksel ya da sözel saldırganlıkla dışa vurabilir. Bu noktada onun sosyal becerilerini geliştirmesine destek olmakta yarar olabilir. Öncelikle yaşanan güçlüğün nedenini anlamaya çalışmakla işe başlamak gerekir. Onun toplumda kendini kabul ettirmek için kullanabileceği bazı nitelikler kazanmasına yardımcı olunabilir. Yeteneği olan alanı farkedip desteklemek (örneğin müzik, resim, spor gibi alanlarda kendini yetiştirme olanağı tanımak), yaşıtlarıyla birarada olabileceği ortamlar yaratmak (çeşitli ders dışı kurslar gibi), duygusal sıkıntılarını sizinle paylaşma serbestliği tanımak gibi yöntemler düşünülebilir. Eğer davranış sorunları başedebileceğinizin çok ötesindeyse, bir profesyonele danışmanızı öneririm. Bir çocuk psikoloğu ya da psikiyatristinden yardım alabilirsiniz. Bu dönem, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu ya da hiperaktivite gibi sorunların tedavisi için son fırsattır. Bu tür bir şüpheniz varsa zaman geçirmeden klinik bir inceleme için harekete geçmeniz son derece önemlidir.
Bilişsel Gelişim:
Ders ve belli yeteneklerde cinsiyet farkları görülmeye başlar. Kızlar okuma, yazma ve genelde sözel yeteneklerde; erkekler ise şekil - uzay ilişkileri ve mekanik yeteneklerde daha başarılı olurlar. Bu dönemde erkek çocuklarda yoğun bir araba kullanma merakı gözlenebilir. İlgilerinin desteklenmesi çok önemlidir. Ancak çok çeşitli uyarıcılarla hem ilgi alanları çeşitlenebilir, hem de becerileri gelişebilir. Bu nedenle kız ya da erkek çocuk ayrımı yapmaksızın eşit olanakları sunmak ve kendi seçimlerini kullanma hakkı tanımak yararlı olabilir.

Bu devrenin sonuna doğru artık çocuklar soyut düşünme dönemine girerler. Çeşitli seçenekleri görebilme ve hipotetik düşünme yönünden gelişirler. Soyut düşünme becerisinin pekçok yansıması olur. Örneğin sosyal ilişkilerinde daha önce sözünü ettiğim gibi, çok yönlü ve felsefik bir bakış geliştirebilirler. Özellikle fen bilimlerine olan ilgileri araştırma ve parçaları birleştirme konusunda hevesli olmalarına zemin hazırlayabilir. Bilgisayar, matematik, fizik, kimya gibi konulara ilgi ve yeterlilikleri artar. Tarih, sosyoloji, felsefe gibi alanlarda düşünmekten hoşlanabilirler. Parçaları birleştirme, bir olayın altında yatan nedenleri bulmaya çalışma gibi konular ilgilerini çekebilir. Yaratıcılık ve üretkenlikleri artar. Deney yapmaktan ve doğa ile ilgili gözlemlerden hoşlanabilirler. Düşünme ve olayları algılama biçimleri giderek yetişkinlere benzemeye başlar. Artık onunla yaptığınız konuşmalar daha doyurucu ve geleceğe yansımaları olabilecek tarzda gerçekleşebilir. Yani konuştuklarınız orada kalmaz, üzerinde düşünür ve doğru bulduğu parçalarını uygulamaya çalışabilir.
Önerilen kaynaklar:
Elkind, D. (1974). A Sympathetic Understanding of the Child Birth to Sixteen. Allyn & Bacon: Boston.
Flavell, J. H. (1985). Cognitive Development. Prentice-Hall.
Hall, E., Lamb, M. & Perlmutter, M. (1982). Child Psychology Today. Random House
Mussen, P.H., Canger, J.J & Kagan J. (1974). Child Development and Personality. Harper International Edition.
Yavuzer, Haluk (1993). Çocuk Psikolojisi. Remzi Kitabevi: İstanbul.

0 yorum

Yorum Gönder

KONU BAŞLIKLARI