TAM ÖĞRENME MODELİ (Bloom)  

Posted by İSMAİL CAN in

TAM ÖĞRENME MODELİ (Bloom)
Bloom, geliştirmiş olduğu tam öğrenme modelinde okul ortamı gibi toplu öğrenmelerde gözlenen bireysel farklılıkların nedenlerini incelemekte ve bu tür bireysel farklılıkları öğrenci,okul ve toplum yararına olacak şekilde en aza indirmek için alınması gerekli önlemleri açıklamaya çalışmaktadır Okulda öğrenme kuramı ya da tam öğrenme modeli,ek zaman ve öğrenme olanakları sağlandığında,hemen hemen tüm öğrencilerin okullarda öğretilmek istenen tüm yeni davranışları öğrenebileceğini ileri sürmektedir. Bloom’a göre; insanlar arasında zihinsel güçler bakımından doğuştan gelen bazı farkların bulunduğunu inkar edilemez. Ancak bunlar eğitimin ürünü olarak sonradan meydana getirilmekte olanların yanında hemen hemen bir hiçtir.Okulda öğrenmeyi birçok faktör etkilemektedir.Bunların bir bölümü öğrencinin olgunlaşma düzeyi,genel yeteneği,öğretmenin kişilik özellikleri, ailenin sosyo-ekonomik statüsü gibi öğretme-öğrenme süreciyle doğrudan geliştirilemeyecek faktörlerdir.Diğer bölümü ise öğrencilerin dersle ilgili ön öğrenmeleri; ilgisi,tutumu,başarılı olabileceğine olan inancı,öğretim hizmetinin niteliği gibi okullardaki öğretme-öğrenme süreci yoluyla değiştirilebilir değişkenlerdir.Bu durum,öğrenmeyi etkileyen değiştirilebilir özellikleri,öğretme-öğrenme sürecinde olumlu hale getirerek öğrencilerin öğrenme düzeyinin yükseltilebileceğini göstermektedir.Böylece öğrenciler arasındaki öğrenme farklılıkları en aza indirilebilir ve sonuçta okullar, öğrencilerin kendilerini gerçekleştirmelerine yardım edebilen kurumlar haline gelebilir
Eğitimin, dolayısıyla da okulların etkililik ve verimliliğini en yüksek düzeye çıkarabilecek koşulları belirlemeye çalışan tam öğrenme modelinin üç temel değişkeni vardır.
1.Öğrenci nitelikleri
2.Öğretim hizmetinin niteliği
3.Öğrenme ürünleri
ÖĞRENCİ NİTELİKLERİ
Bloom’un tam öğrenme modelinin ilk öğesi öğrenci nitelikleridir. Bloom’un üzerinde önemle durduğu iki öğrenci niteliği, BİLİŞSEL GİRİŞ DAVRANIŞLARI ile DUYUŞSAL GİRİŞ ÖZELLİKLERİdir.
BİLİŞSEL GİRİŞ DAVRANIŞLARI
Eldeki öğrenme ünitesi ya da ünitelerinin öğrenilebilmesi için gerekli olduğu kabul edilen ön öğrenmelerdir.Yapılan araştırmalar, öğrencilerin bilişsel giriş davranışları ile daha sonraki öğrenme ünitelerindeki başarıları arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermiştir.Bloom’a göre BİLİŞSEL GİRİŞ DAVRANIŞLARI, DAHA SONRAKİ ÖĞRENME ÜNİTELERİNDE GÖRÜLEN BAŞARI DEĞİŞKENLİĞİNİN YAKLAŞIK YARISINI AÇIKLAMA GÜCÜNDEDİR.Diğer bir deyişle, aşamalılık ilişkisi yüksek olan bir derste, yeni bir üniteyi öğrenmeye başlarken,öğrencilerin bu üniteyle ilgili bilişsel giriş davranışlarındaki eksiklerin giderilmesi ve tam olarak bu davranışlara sahip olmaları yeni ünitede öğrenciler arasındaki başarı farklarının %50 azalmasını sağlayacaktır.
BİLİŞSEL GİRİŞ DAVRANIŞLARI GENEL VE ÖZEL OLMAK ÜZERE İKİ GRUPTA İNCELENEBİLİR
Tüm öğrenmeler için gerekli olan önbilgiler genel bilişsel giriş davranışları olarak kabul edilmektedir. Öğrencilerin okuduğunu anlama gücü,yazılı ve sözlü anlatım becerisi,mantıksal düşünme gücü genel bilişsel giriş davranışlarına örnek verilebilir.
Belli bir ünitenin öğrenilmesi için gerekli olan önbilgiler ise ÖZEL BİLİŞSEL GİRİŞ DAVRANIŞLARI olarak adlandırılır.Örneğin bir öğrencinin çarpma işlemini yapabilmesi için toplama işlemini ve çarpım tablosunu bilmesi gerekir. Bu iki önbilgiye sahip olmayan öğrencilerin çarpma işlemini doğru olarak yapması mümkün değildir
Bloom’un üzerinde durduğu ikinci öğrenci niteliği ise DUYUŞSAL GİRİŞ ÖZELLİKLERİ dir.Duyuşsal giriş özellikleri,öğrencilerin belli bir öğrenme sürecine girerken,onların bu süreç içinde gösterecekleri çabanın kaynağını oluşturduğu sanılan ilgiler,tutumları ve böyle bir süreçte başarılı olacaklarına inanma ve güvenme derecesinden oluşan özellikler bütünüdür.
Bir öğrencinin belli bir üniteyi iyi öğrenebilmesi için bu öğrencinin, öğrenilecek olan yeni üniteye açık olması; o üniteyi öğrenmeye karşı istek duyması ve güçlüklerle karşılaşması halinde bu güçlükleri aşmaya yetecek çabayı göstereceğine güvenmesi gerekir. Bloom, öğrencilerin duyuşsal özelliklerini, okulla ilgili,belli bir dersle ilgili ve akademik benlik tasarımı olmak üzere üç grupta ele almaktadır.Öğrencilerin genel olarak okula yönelik tutumları,ilgisi ve okula gitme isteği okulla ilgili duyuşsal özelliklerini gösterir.Ancak öğrencilerin çok azı okulun tümüne karşı olumsuz duygular geliştirirler.Öğrenciler genellikle okulda aldıkları derslerin bazılarına karşı farklı duygular geliştirirler.
AKADEMİK BENLİK TASARIMI ise öğrencinin akademik yönü baskın olan bir işte başarılı olacağına inanma ve güvenme derecesi olarak tanımlanabilir.(Öğrencinin öğrenme özgeçmişine dayalı olarak herhangi bir öğrenme birimini öğrenip öğrenemeyeceğine ilişkin kendini algılayış tarzı) Diğer bir deyişle bireyin kendine karşı tutumudur. Bireyin kendine karşı tutumu ve akademik olarak kendini algılayış tarzı çevresindekilerin yargılarından etkilenir. Öğrencilerin duyuşsal özellikleri, okul yaşantılarının bir ürünü olarak ortaya çıkar. Okuldaki başarısızlıklar yeni başarısızlıklara,başarılar ise yeni başarılara neden olur.Duyuşsal giriş özellikleri öğrenme ürünlerindeki değişkenliğin %25’ini açıklama gücündedir.Diğer bir deyişle öğrencilerin duyuşsal giriş özelliklerini olumlu hale getirerek öğrencilerin başarıları arasındaki farkları %25 oranında azaltabiliriz.Bu da öğrenciye başarılı olma fırsatı sağlanarak mümkün olabilir.
Tam öğrenme modelinin ikinci öğesi ÖĞRETİM HİZMETİNİN NİTELİĞİ dir. Öğretimden istenen verimin elde edilebilmesi için, öğretim hizmetlerinin öncelikle öğrencilerin giriş davranışlarına uygun olması gerekmektedir. Öğretim programı öğrencilerin giriş davranışlarına uygun değilse ve öğrencilerin öğrenme ünitesi ile ilgili önbilgilerinde eksikler varsa, öğretimin niteliği ne kadar iyi olursa olsun başarıya ulaşmaları mümkün değildir.
Öğretim hizmetinin niteliğini etkileyen 4 faktör bulunmaktadır. Bunlar
* ÖĞRENCİYE SUNULAN İŞARETLER(İPUCU),
*ÖĞRENCİNİN ÖĞRENME SÜRECİNE ETKİN KATILIMI,
*PEKİŞTİRME
*DÖNÜT-DÜZELTMEDİR
Öğretim hizmetinin niteliği de giriş davranışları gibi kontrol edilebilir bir değişkendir. Öğretim hizmetinin niteliğinin genel olarak bilişsel başarı ölçümlerinde gözlenen değişkenliğin en az dörtte birini açıklayacak güçte olduğu tahmin edilmektedir.
İŞARETLER(İPUÇLARI): Öğretme-öğrenme sürecinde öğrenciye neyi öğreneceğini, bunları niçin ve nasıl öğreneceğini gösteren mesajların tümüne işaretler(ipuçları) adı verilir. Bu mesajlar sözlü olabileceği gibi, yazılı ya da tüm duyu organlarını etkileyecek şekilde gerçek olay veya varlıklar olabilir
Örneğin öğrenciyi düşünmeye, araştırmaya yönlendiren sorular, öğrenciye verilen yazılı ve sözlü yönergeler, örnekler, kaynak kitaplar, bilgisayar disketleri, gerçek varlık ve olaylar vb.araçlar öğretimin yönetiminde kullanılan birer işarettir.
Öğretme-öğrenme sürecinde kullanılan işaretler, öğrenci başarısındaki değişkenliğin %14’ünü açıklama gücündedir.
KATILMA, öğrencinin istenen davranışı kazanması için kendine sağlanan işaretlerle belli bir düzeyde açık ya da örtük olarak etkileşmesi ve bu çabayı davranışı kazanıncaya kadar devam ettirmesidir. Kısaca, öğrencinin kendisine sağlanan öğretme durumunun ilgili ögeleriyle etkileşmesi ve bu etkileşimi davranışı kazanıncaya kadar sürdürmesidir.
Öğrencinin öğretme-öğrenme sürecine katılma derecesi, öğrenme düzeyindeki değişkenliğin %20’sini açıklama gücündedir.
PEKİŞTİRME, davranışın tekrar edilme sıklığını arttırma işlemidir. Bu işlemde kullanılan uyarıcılara pekiştireç adı verilmektedir. Olumlu pekiştireçlerin öğrenciye verilmesi, olumsuz pekiştireçlerin de ortamdan çekilmesi davranışın yapılma olasılığını arttırmaktadır.
DÖNÜT VE DÜZELTME: Grupla öğretimde öğretim hizmeti niteliğinin vazgeçilmez bir ögesi dönüt ve düzeltmedir. DÖNÜT, öğrenciye öğrenmelerinin doğruluğu ya da yanlışlığı hakkında verilen mesajların tümüdür.
Dönüt sadece öğrenme sonuçları hakkında bilgi vermekle kalmayıp öğrencilerin öğrenme güçlük ve eksiklerinin giderilmesine hizmet ettiği ölçüde öğrenme düzeyinin yükselmesine yardım edebilir.
Önce önkoşul olan davranışlardaki eksiklerin tamamlanarak öğrenme güçlüklerinin giderilmesi amacıyla her ünite sonunda izleme değerlendirmeleri yapılması önerilmektedir.(Formative evaluation) İzleme testleri, ünitede kazandırılmak istenen tüm davranışların ne derece kazandırılmış olduğunu yoklayan testlerdir.
ÖĞRENME ÜRÜNÜ: Bloom’un modelinde öğrenme ürünü, öğrencilerin başarısı, öğrenme hızı ve duyuşsal özelliklerdir. Bloom’a göre eğer öğrencilerin giriş davranışları öğrenme işinin başında eşitlenir ve her üniteden sonra öğrenme eksiklikleri tamamlanır, öğrenciler için nitelikli bir öğretim hizmeti sunulursa, öğrenciler arasındaki bireysel farklılıklar giderek azalır ve öğrencilerin başarılar artar. Okulda tam öğrenme modelinin hedefi de bunu sağlamaktır.
TAM ÖĞRENME MODELİNİN UYGULANIŞI
1. Dersin özel hedef ve hedef davranışları ile bu hedef ve davranışların kazandırılacağı öğrenme ünitelerinin belirlenmesi.
2. Her bir ünitenin öğrenilebilmesi için gerekli önkoşul davranışların belirlenmesi.
3. Öğrencilerin önkoşul davranışlara sahip olup olmadıklarının (BGD) testi ile belirlenmesi.
4. BGD testi sonuçlarına göre, ünitedeki davranışların öğrenilmesi için gerekli fakat eksik olan önkoşul davranışları tamamlama öğretimi yapılır.
5.Tamamlama öğretiminden sonra ünitede yeni davranışları kazandırmaya dönük öğretim etkinlikleri uygulanır.
6.İzleme değerlendirmesi yapılır.
7. Yetersiz öğrenmeye sahip öğrenciler için ek öğrenme etkinliği düzenlenmesi
8. Ek öğrenme sonucu paralel test uygulanması
9. Tam öğrenme gerçekleştikten sonra yeni üniteye geçiş
MODELİN OLUMLU YÖNLERİ
• Her öğrencinin kendi hızında ilerlemesine imkan tanır.
• Öğrenciye ihtiyacı olduğa kadar zaman verir.
• Öğrenciler arasında eşitliği sağlar.
• Öğrenme ürünleri sürekli olarak değerlendirilir.
• Süreç öğrencilerin düzeyine göre ayarlanabilir.
• Öğrencilerin başarı düzeylerinde olumlu etki yapar.
• Aşamalı öğrenmede sonraki öğrenmelerde süre kısalır.
• Akademik özgüvende artış sağlar
• Öğrencilerin kendilerine olan güvenini artırır.
• Öğrenci bir sonraki ünite için gerekli giriş davranışlarını-becerilerini kazanmış olur.
• Öğretmenin öğretim için daha iyi hazırlanmasını sağlar.
MODELİN SINIRLILIKLARI

• Daha çok zaman ayrılması.
• Hazırlıkların çokluğu.
• Öğretmen açısından uygulama zorluğu
• Tüm öğrenciler aynı hızda ilerleyemez.
• Yeniden öğretim yapıldığında çok çeşitli öğretim araçları gerekir.
• Her bir ünite için farklı testler-sınamalar gereklidir.

3 yorum

çok teşekkürler bu kaynak gerçekten harika oldu kpss çalışıyorum bu konuyu en iyi buradan anladım.

gerçekten çok iyi bir kaynak oldu benim içinde çok teşekkur ederim okulda hocamın anlattıklarının aynısını burda buldum birçok kitapta böyle düzenli şekilde bulamamışken....

tesekkur ederiz . cok faydali oldu galp.sevgi ve sukranlarimi sunuyor hayirli gunler diliyorum.

Yorum Gönder

KONU BAŞLIKLARI